12.08.2008

Yeşilçam Şarkıları


Bayram sabahı evde boş boş otururken yerli kanallardaki ki eski Yeşilçam filmleri dikkatimi çekti ve tabiki de o eşsiz müzikleri. Nerede duysak o şarkıları duygusallaşırız , çocukluğumuz aklımıza gelir , hayalperest masallara kendimiz kaptırdığımız günler canlanır kafamızda.

Kalan Müzik de güzel anıları canlandırmak istemiş ki Yeşilçam Şarkıları I- II-III olarak bir set çıkarmış.1. albümün adı Aşkın Kanunu , 2.si Artık Sevmeyeceğim 3.sü ise Yıldızların Altında. :) Hem eğlenceli hem de herkesin bildiği ve birşeyler paylaşabileceği şarkılardan oluşuyor. :)

12.06.2008

bayram




Kurban bayram'ı geldi çattı.Yine büyükbaş, küçükbaş katliamı başlayacak, sokaklarda kurbanlık kovalayanlar , şık şık giyinmiş bayram tebriğine gidenler , apartman ziline toptan başıp şeker , harçlık toplayan bebeler , köprülerde trafik , otoyollarda konvoy , evlerde şekerler , tatlılar , et kokuları , kavurmalar , işkembe çorbaları , hastanelerde kalp rahatsızlıkları ,mide ağrıları, bağırsak bozulmaları :P , tvlerde eğlence proğramları , bayram piyangosu çekilişi , şablon telefon mesajları , sebebi belli telefon konuşmaları olacak... Benim de aklıma çocukluk bayramlarımın hayali kırmızı rugan ayakkabılar gelecek :)


Sonra büyüdüğümü fark edip Miu Miu ' daki ayakkabılara aklım takılacak :)


insan


Niçin yaşam adı verilen tantananın içindeyiz? Niçin herşeye bir anlam verip , isimlendirip , kuralına göre yapmak zorundayız ? Biz neyiz ? Kendimizi nasıl kendimiz kıldık? Yine saçma sapan düşüncelere kapıldığım bir gün daha.Peki bunların saçma sapan olduğunu nerden çıkardım o da ayrı bir yanılsama belki de.. Varoluşçuluk? okudum biryerde ama o da saçmalıkların bir parçası..

Aslında tüm bu bilinenler ve koyulan kurallar , düzmeceler , tarihin çizgisi , insanın kendini sürekli yargılaması , yap-bozlar , devrimler , siyaset adı verilen saçmalıklar , kendimi oyaladığım bu blog , yemek kitapları , psikoloji araştırmaları , uydururuk hukuk , para denilen kandırmaca, birilerinin kendini kanıtlama yolu moda , saçma sapan iş ünvanları , uyutma yöntemi dinler , bitmeyen listeler nedir ki ?.....

zaman geçiriyoruz işte nasıl olduğunu bile bilmeden..

12.04.2008

charles baudelaire


"Le Spleen de Paris " (Paris Sıkıntısı)

"sarhoş olun"

"her zaman sarhoş olmalı. her sey bunda: tek sorun bu. omuzlarınızı ezen, sizi topraga dogru çeken zamanın korkunc agırlıgını duymamak için, durmamacasına sarhos olmalısınız. ama neyle? şarapla, şiirle, ya da erdemle, nasıl isterseniz. ama sarhos olun. ve bazı bazı, bir sarayın basamaklari, bir hendeğin yeşil otları üzerinde, odanızın donuk yalnızlıgı içinde, sarhoşluğunuz azalmis ya da büsbütün geçmis bir durumda uyanırsaniz, sorun, yele, dalgaya, yıldıza, kuşa, saate sorun, her kaçan seye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her seye sorun, "saat kaç" deyin; yel, dalga, yıldız, kuş, saat hemen verecektir karşıligını: "sarhoş olma saatidir. zamanın inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına! şarapla, şiirle, ya da erdemle, nasıl isterseniz."


Kitap, Baudelaire'in düz yazı şiirlerinden oluşuyor. Çok kalın bir kitap değil ancak okuması ve sindirmesi yorucu olabilecek, herbir başlığın insanı düşüncelere daldırabileceği bir kitap.Benim senelerdir favori kitabım, kurtarıcım.

aramızdan ayrılanlara


İş , ev belki okul belki kendi hayatımızın akışı içerisinde çok ufacık ayrıntılar, belki bir takvim yaprağı bize onları hatırlatıveriyor. Zaman zaman acılarımız da onlar gibi toprakta çürürüyor gibi oluyor. Ama onları her zaman en derin,en kırılgan, en gizli köşemizde en güzel anılarımızda, en çocuksu tarafımızda saklıyoruz. Yaşamımızın değerini bilemesek de bazen , sevdiklerimizi kaybetme korkusunu unutup yaralasak da , bazı bazı bu hayatı haketmediğini düşündüğümüz insanlara lanet yağdırsak da , inançla inançsızlık arasındaki köprüde bir sağa bir sola savrulsak da , onlar bir zamanlar bu hayata birşeyler bıraktı ve umut ediyoruz ki hep bizimle olacaklar.

12.02.2008

Caramel


Milka'nın parmak yedirten bu karamelli çikolatasının yanına sıcak bir çay ve aşağıdaki şarkıyı tavsiye ediyorum.Günün stresini alıp götürür...
"Suzanna Vega- Caramel" (Tıkla izle,dinleee)

The party




The Party; Blake Edwards 'sın yazıp yönettiği, Pink Panther efsanesi Peter Sellers 'ın başrolü oynadığı inanılmaz komik bir film.Sellers , Hrundi Bakshi isimli bir Hinduyu canlandırıyor. O kadar doğal ,sakar ve akıcı ki filmi izlerken vaktin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.Hatta dvdsini alırsanız çok güzel bir menüsü var, zevkle kullanabilirsiniz. ben filmi en az 5 kere izledim :)) Canım sıkıldığında gülmek istediğimde ve özellikle Sellers'ın film boyunca süren sakarlıklarını canım çektiğinde hemen koyuyorum dvdimi ."Birdie Num Num " diyerek bitirmek istiyorum bu yazıyı .