12.29.2009

zaman

İnsan kendiyle ve kendisini kendi gibi hissettiği insanlarla hayatını paylaştıkça küçük bir bakışın pahabiçilmez değerini ve büyük bir jestin anlamsızlığını içinde hissediveriyor. Zamanın acımasızlığına sahip çıkma gereği duyuyor bünye.Bünye elinden gelse teşekkür edecek zamana. Bakış açım ve belki de elle tutulucak bir kaç anım olmasını sağladığı için.Göz çevremizde oluşan ufak kırışıklıklar yenilerine tohum attıkça insan pürüzlerine takılmadan yaşamayı öğreniyor. Kimseyi ve zamanı suçlamadan , kendini günah keçisi yapmadan.
Kendi adıma zamana teşekkür ederim birkaç harf çıkartabildiğim için güç bela da olsa...parmaklarım paslanmış..

10.07.2009

kalanlar

ondan geriye kalanlar bazı bazı gözünüze takılır , bir anda ortaya çıkar ,bir ışık parlaması gibi içinize şimşek gibi iner , aynı hızla yok olur gider. yıkanan çamaşırdaki kokular gibi anılar anlamsızlaşır , isteseniz bile suratı kafanızda beliremez . eve dökülmüş saçlar kirli çoraplar ,etrafa atılmış pijamalar , yarım bırakılmış kek parçası , su içilmiş bardak zamana yenik düşer. ya çöpte bir nesne olurlar yada deterjan kokusuna yenik düşer bir başkasında bir başkasıyla hayat bulurlar. onunla izlediğiniz filmleri , dinlediğiniz şarkıları başkalarıyla paylaşır ,kendi kendinizle geçirilmiş bir anıya dönüştürmek istersiniz. o anda yaktığınız sigaranın külü gibi onun da silüeti toz olur gider. zamanın herşeye yardımcı olacağını düşünür , kalan ekmek kırıntılarının serçeler tarafından yutulmasını ve ona uzanan yolu bir daha asla bulamamanızı dilersiniz.

9.10.2009

boşluk

İnsan boşlukta kaldığında , bazı bazı sanki bir iş yapması gerekiyormuş da yapmamış gibi hisseder ya . Ertesi gün iş var ütülenmiş kıyafet yok , okul var ödev yarım yamalak ,sınava çalışılmamış , faturanın ödeme tarihi geçmiş , kandilmiş anneannen aranmamış filan gibi.. bişi yapacaktım ama neydi o telaşı. seyahate gidecekmişim bileimi almamışım filan , ya da saati kaçmış... Tüm bu boşlukta kafasında dolaşan onca abacaların arasında bazen insani ihtiyaçlarını unutabiliyor insan, yemek yemeyi ,su içmeyi ,uyumayı filan...

7.09.2009

ehliyet

Son zamanlarda edindiğim tecrubeler ve gördüklerime bakarak insanların ilişki özürlüsü ve yok edicisi ve narsist olduğuna kesin kanaat getirdim.
İlişki ve evlilik ehliyeti verilmesine karar verdim insanlara. Çift dolaşanların yoklanmasını , yollarda kontrolünün yapılmasını ve sabıkalıların aynen ehliyeti alınmış şoförler gibi toplu taşıma araçları yada yürüyüşe yönlendirilmesinin (arkadaş grupları veya yalnız vakit geçirme) sağlanmasını istedim.
Mesela evlilik yapıp , eşiyle sorunlar yaşamış , dövmüş , çocukarına kötü davranmış , aldatmış , kısacası bu ikili ilişkiyi başaramamışların ehliyeti alınmalı ve bir kaç sene kimseyi incitememeleri için duygusal sürüş ve muhtemelen yapacakları kazaları yapamamalılar.
Ekonomik kriz , salgınlar , etnik ve dini çatışmalar ve bir düzinesiyle savaşırken duygusal sömürücülerin yanımızda dolaşması , hayatımızı sömürmeye çalışması engellenmiş olur böylelikle.

5.12.2009

Pomegranate

Pomegranate Phone from William Mathers on Vimeo.

Ben sanırım bu aletten istiyorum. Süper teknolojik telefonlarla dalga geçercesine oyuncak gibi ancak farklı hem teknolojik hem de kullanışlı detayları var.

3.26.2009

seçim ve Cumhuriyet 'in Manşeti




Seçim hazırlıkları partilerde ve medyada tam gaz sonuna ulaşırken bugünkü sayısında Cumhuriyet gazetesi Türk seçmeninin yönetimi seçmeye olan kayıtsızlığına ve herbir bireyin oyunun önemini de hatırlatmak istemiş ki hem esprili hem de yerine ulaşan bir manşet yapmış. Çok hoşuma gitti ve çok yaratıcı geldi bana.Ben mangal partisini tercih ederdim doğrusu bu pazar :))Yaşasın MP.


Şaka bir yana oy kullanmak istiyorum ancak her zamanki gibi bir umutsuzluk ve güvensizlik çerçevesinde oyumun boşa gideceğine kazansa da kaybetse de ideolojim eminim. Dünya , Türkiye yaşanılabilir ve keyif alınabilirliğinden her geçen gün daha fazla ödün veriyor. Yönetmek ve yönetilmeye olan kuşkusuz tiksintimden olsa gerek , Mangal Partisine oy vermek istiyorum .Doğanın , bütün -izmleri bir gün cezalandırabileceği umuduyla o gün akşama kadar uyuyacak ve hayallere dalacağım.

3.03.2009

pulp fiction soundtrack ve aynı hareketler



Geçen hafta Ankara Devlet Tiyatrosu'ndaki Şahane Düğün oyununu izledim. Tabi ki kadro süper olduğu için çok komik ve insanı uyutmayan cinsten bir oyundu . Genel olarak tiyatro oyunları uyku getirir bilirsiniz.(Ya da bende öyle bir etkisi var') Oyun iyi , güzel , hoş , hareketli ama yine her zamanki gibi genelde oyunlarda, filmlerde , Türk işi komedilerde olduğu gibi bir Pulp Fiction film müziklerinden bir şarkı patlattılar ve yine aynı hareketler.. Bıktık vallahi yaa... İki parmak ortada göz çalkala çalkala .Animasyonlarda , yarışma programlarında , skeçlerde görmeye çok alıştık da bir de sanatçılar bu geyik dansı yapınca hevesim kaçtı .Yeter diyorum başka bir şey diyemiyorum :)