10.28.2010

noooluyo ?? ...


Gazete okumaktan korkuyorum, 3. sayfa haberlerini şak diye karşımda görmekten yoruldum. Mankenlerin kimle takıldığını , politikacının aldığı market zincirinin haberini , alkol aldığı için vurulan gençlerin hikayesini , son anketleri,soruları cevapla altın kazanları , futbolcuların kasık ağrılarını okumak istemiyorum artık. Gazete denilen yayın organını takip etmezsenm birşey kaybeder miyim ? etmem.

2.16.2010

sabah sabah

her insanın kendisinin bile açmasının yasak olduğu bir kapalı kutusunun bulunması gerektiğine insanıyorum artık. beni ben yapan , beni benden uzaklaştıracak , zayıflıklarımın , en güçlü yanlarımın ne bana ne çevreme temas etmeden kendilerini koruyabilecekleri ve zararsız serpilebilecekleri bir kapalı kutuda. çakıldığım anda bir uçak misali; parçalanmayacak , binbir güçlükle kendini ifşa edebilecek bir kara kutuda.

1.23.2010

....

bir anda hayatınızı sizin yapan döngülerden ,eşyalardan , kişilerden , alışkanlıklardan sanki bir başkasının size kolajıymış gibi kurtulası geliyor insanın. kazımak , parçalamak istiyor insan. alttan size çok tanıdık ancak bir o kadar yabancı ve artık daha iyi anlam verebildiğiniz hayatınız gözünüze çarpıveriyor. gözünüz yaşarıyor , alttan çıkanlarla yenilerin kombinasyonuna bakınca. bi de gülümseyiveriyorsunuz. yoruluyorsunuz o anlamsız tabloya bakarken. tuvalin ilk halini hayal dahi edemiyorsunuz .

1.16.2010

paranoya

ağlamadan meme verilmedi ağzıma , ben de ağlamamayı seçtim. gülümseyerek ve kin gütmeyerek kendim elde etmeye çalıştım yaşamdaki keyifli zamanları. yüzüme yapışmış maskeyi attım bir kenara , görüşümü o kadar daraltmış ki , çıkartınca onu insanların sayısız maskelerini buldum karşımda. hokkabaz misali oynuyorum maskelerle , ve paranoyam oldu yeni bir tane.

12.30.2009

gün gelir

bazı bazı kendinize bile kendim demeye çekinir , hiçbir şeye bağlanmamayı ilke edinirsiniz. işte o an ruhunuzun büyük bir parçasını yitirdiğinizi kendinize itiraf ettiğiniz andır. tatmin olur bunları anlamaktan; ve kendinizle ufak bir barışma flörtüne girersiniz.bir yabancıyla tanışmış gibi olur , anlatmak dahi istemezsiniz kendinizi en haşır neşir olduğunuza...

12.29.2009

zaman

İnsan kendiyle ve kendisini kendi gibi hissettiği insanlarla hayatını paylaştıkça küçük bir bakışın pahabiçilmez değerini ve büyük bir jestin anlamsızlığını içinde hissediveriyor. Zamanın acımasızlığına sahip çıkma gereği duyuyor bünye.Bünye elinden gelse teşekkür edecek zamana. Bakış açım ve belki de elle tutulucak bir kaç anım olmasını sağladığı için.Göz çevremizde oluşan ufak kırışıklıklar yenilerine tohum attıkça insan pürüzlerine takılmadan yaşamayı öğreniyor. Kimseyi ve zamanı suçlamadan , kendini günah keçisi yapmadan.
Kendi adıma zamana teşekkür ederim birkaç harf çıkartabildiğim için güç bela da olsa...parmaklarım paslanmış..

10.07.2009

kalanlar

ondan geriye kalanlar bazı bazı gözünüze takılır , bir anda ortaya çıkar ,bir ışık parlaması gibi içinize şimşek gibi iner , aynı hızla yok olur gider. yıkanan çamaşırdaki kokular gibi anılar anlamsızlaşır , isteseniz bile suratı kafanızda beliremez . eve dökülmüş saçlar kirli çoraplar ,etrafa atılmış pijamalar , yarım bırakılmış kek parçası , su içilmiş bardak zamana yenik düşer. ya çöpte bir nesne olurlar yada deterjan kokusuna yenik düşer bir başkasında bir başkasıyla hayat bulurlar. onunla izlediğiniz filmleri , dinlediğiniz şarkıları başkalarıyla paylaşır ,kendi kendinizle geçirilmiş bir anıya dönüştürmek istersiniz. o anda yaktığınız sigaranın külü gibi onun da silüeti toz olur gider. zamanın herşeye yardımcı olacağını düşünür , kalan ekmek kırıntılarının serçeler tarafından yutulmasını ve ona uzanan yolu bir daha asla bulamamanızı dilersiniz.